Sax festivali

Bu sene Los Turcos derneǧinin 100üncü yıldönümü, festival her sene olduǧu gibi 1 şubattan 5 şubata kadar sürdü. Ben ilk defa katıldım, ve beklentimin üstünde bir sevinçle geri döndüm.

Önceki yazımda belirtiǧim bazı durumlardan dolayı, gezi kötü geçti zannetmeyin, tam aksine çok iyi geçti. Önceki yazım, elçilikte çalışan, terbiyesizler'in yaptıklarıydı. Bu yazımda, o gün yapılan terbiyesizlikleri bir kenara bırakıp, festivalde neler olduǧunu, hangi duygular yaşadıǧımı yazıyorum.

Herşey çok güzel geçti. Dilde biraz sıkıntı yaşasakta, herkez bizi dostu veyahut kardeşi gibi görüyor, 10 adımlık yolda, 10 defa yemek ve içmek için davet ediliyorduk.

Türkçe konuşmasalar bile, Türklük içlerine işlemiş bir toplum ile karşılaştım. Her konuştuǧum kişinin bana ilk olarak söylediǧi "Sizin burda bizim festivalimize katılmanızdan şeref duyuyorum". Bu öyle kolay söylenecek bir söz deǧildir. Bu cümleyi söylerken dahi, bize bu duyguyu hissettirmeleri, benim için çok büyük bir şereftir.

Din, dil, ırk ayırmadan, festivallerini kutluyor, ve bizleri memnun etmek için, tüm halk, seferber oluyor. Bende ilk başta ön yargılıydım, "Avrupa kim, Türk sevgisi kim" derdim. Lakin Sax'ta gördüklerim bu görüşümü tamamen deǧiştirdi.

Her gün yürüyüşler gerçekleştirildi, Sax kasabasının her sokaǧı dolaşıldı. Ve hatta Los Turcos derneǧinin davetlisi olarak bizi en ön sıraya aldılar, ve üzerimizde taşıdıǧımız Ay Yıldız bayrak ve Atatürklü bayraklar çok ilgi gördü. Yanımızda yürüyen 94 yaşında bir önceki Los Turcos derneǧi başkanı vardı, ve bize gururla "ben 94 yaşındayım, ve 94 yıldır bir Türküm" diyordu.

Ertesi gün Mehter takımı geldi, ve biz bayraklarımızı takıp mehterin önünde onlara destek amaçlı yürüdük, lakin elçi çalışanları, bizi engellemeye çalışsalar bile(insanları "bunlar politika yapıyor" diye kışkırtarak), genede Sax'lı halk bu oyunlara gelmedi, ve bizi motive etmeye devam ettiler.

Yürüyüşlerin yanında, kasabayı dolaştık, ve her dolaştıǧımızda, gördüǧüm sokaklarda masalar var, ve her masa başında insanlar eyleniyorlardı, ve her evin kapısından girdiǧinde, sanki restoran'a girdiǧini zannedersin, fakat bunlar, normal evlerdi. Ve herkez ikramlarda bulunuyor, bizede gel, bizdede birşey ye ve iç diye yarışıyorlardı.

Umarım bu dostluk, bu kardeşlik bozulmaz, ve bozmaya çalışanlarda asla başarılı olamaz. Bozulmaması için elimden geleni yapmaya hazırım.

Bizi davet eden Los Turcos derneǧi başkanı Francisco Sánchez Chico, "el Tito"ya, ve tüm Sax halkına, Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Birliği genel başkanı Mustafa Tosun ve eşine, Avrupa Türk onursal başkanı babam Ahmet Aytaç'a, Avrupa Türk yönetim kurulu üyesi abim Ismail Aytaç'a ve yanımızda bulunan herkeze sevgi ve saygılarımı iletiyorum.

Türklüǧünden şeref duyan ve ırkçılık yapmadan Türk milliyetciliǧi yapabilen herkezin, Sax'ı ziyaret etmesini ve orda yaşayanlar ile gönül baǧı kurmasını, diliyorum.

Saygı ve sevgi ile kalın

2020-02-09 21:50:00
festival, los-turcos, ispanya